Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlara Sağlanan 20 Yıllık Gelir Vergisi İstisnasının Uygulama Esasları Belirlendi

13 Ağustos 2026
4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile, 7582 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Mükerrer 20/D maddesinde düzenlenen yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlara ilişkin gelir vergisi istisnasının uygulanmasına yönelik usul ve esaslar belirlenmiştir.

Hatırlanacağı üzere, 7582 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Mükerrer 20/D maddesi kapsamında, belirli şartları sağlayan ve Türkiye'ye yerleşen gerçek kişilerin, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmiştir.

333 Seri No.lu Tebliğ ile ise söz konusu istisnadan kimlerin yararlanabileceği, başvuru süreci, istisna belgesinin alınmasına ilişkin usuller, istisna kapsamındaki gelir unsurları ile uygulamada özellik arz eden hususlar ayrıntılı olarak açıklığa kavuşturulmuştur.

Bu Vergi Uyarımızda, Tebliğ ile getirilen düzenlemeler uygulamaya etkileriyle birlikte özetlenmektedir.
Düzenlemenin İçeriği Nedir?

333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, 7582 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Mükerrer 20/D maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemektedir.

Söz konusu düzenleme ile;

  • Türkiye'ye yeniden yerleşen belirli gerçek kişilerin
  • Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratların
  • Belirli şartların sağlanması halinde
  • 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmesi
öngörülmektedir.

Tebliğ ise bu istisnanın uygulanmasına ilişkin başvuru süreci, yararlanma şartları, istisna belgesinin düzenlenmesi, vergi dairelerince yapılacak kontroller ve istisnanın kaybedilmesine ilişkin esasları ayrıntılı olarak açıklamaktadır.

Düzenlemenin Amacı Nedir?

Düzenlemenin temel amacı, yurt dışında yaşayan ve Türkiye'ye yerleşmeyi planlayan gerçek kişilerin Türkiye'ye dönüşünü teşvik etmek ve bu kişilerin yurt dışındaki gelirleri üzerindeki vergi yükünü azaltarak Türkiye'nin uluslararası ölçekte nitelikli insan kaynağı ve sermaye açısından cazibesini artırmaktır.

Bu kapsamda, belirli şartları sağlayan gerçek kişilerin yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar, Türkiye'de tam mükellef sayılmalarına rağmen 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmektedir.

Bununla birlikte Tebliğ, istisnanın otomatik olarak uygulanmayacağını; istisnadan yararlanılabilmesi için Tebliğde öngörülen şartların eksiksiz yerine getirilmesi ve istisna belgesinin alınmasının zorunlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İstisnadan Kimler Yararlanabilecektir?
 
333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca, gelir vergisi istisnasından yalnızca gerçek kişiler yararlanabilecektir. Kurumlar vergisi mükelleflerinin bu istisnadan yararlanması mümkün değildir.

İstisnadan yararlanabilmek için aşağıdaki şartların birlikte sağlanması gerekmektedir:

  • Başvuru tarihi itibarıyla Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişi olunması
  • Türkiye'de yerleşmiş sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgâhın bulunmaması
  • Aynı üç takvim yılında Türkiye'de gelir vergisi mükellefiyetinin bulunmaması
  • Türkiye'de 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yerleşmiş sayılmış olunması
  • Tebliğde öngörülen süre içerisinde İstisna Belgesi alınması
Dolayısıyla, yalnızca Türkiye'ye taşınmış olmak istisnadan yararlanmak için yeterli olmayıp, Tebliğde öngörülen tüm şartların birlikte sağlanması gerekmektedir.

Tebliğde Yer Alan Uygulama Örnekleri
 
Örnek 1 – Şartların Sağlanması Halinde İstisna Belgesi Verilmesi
 
Tebliğde yer alan ilk örnekte, 12 Temmuz 2026 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan (A), 1 Aralık 2026 tarihinde istisna belgesi almak üzere vergi dairesine başvurmuştur. Vergi dairesince yapılan incelemede, mükellefin 2023, 2024 ve 2025 takvim yıllarında Türkiye'de ikametgâhının ve gelir vergisi mükellefiyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden, kendisine İstisna Belgesi verileceği belirtilmiştir.

Uygulamadaki Sonuç

Bu örnek, son üç takvim yılına ilişkin ikametgâh ve mükellefiyet şartlarının birlikte sağlanması halinde, mükellefin istisnadan yararlanabileceğini göstermektedir.

Örnek 2 – Süresinde Başvuru Yapılmaması

İkinci örnekte, 2 Mart 2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan (B), 1 Mayıs 2030 tarihinde istisna belgesi almak üzere başvurmuştur.

Her ne kadar mükellefin 2025, 2026 ve 2027 yıllarında Türkiye'de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmasa da, Tebliğde öngörülen başvuru süresi içerisinde başvuru yapılmadığından İstisna Belgesi verilmeyeceği açıklanmıştır.

Uygulamadaki Sonuç

Bu örnek, şartların sağlanmasının tek başına yeterli olmadığını; başvuru sürelerine uyulmasının da zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Örnek 3 – Türkiye'de Ticari Faaliyete Başlanması
 
Üçüncü örnekte, 12 Mayıs 2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan (C), 30 Ekim 2028 tarihinde konfeksiyon ürünlerinin perakende satışı faaliyetine başlamış, ardından 15 Kasım 2028 tarihinde istisna belgesi için başvurmuştur.

Tebliğde, mükellefin 2025, 2026 ve 2027 yıllarında Türkiye'de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmadığının tespit edilmesi halinde, Türkiye'de ticari faaliyete başlamış olmasının istisna belgesi verilmesine engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.

Uygulamadaki Sonuç

Türkiye'de yerleştikten sonra ticari faaliyete başlanması, tek başına istisnadan yararlanılmasına engel değildir. Esas olan, Türkiye'de yerleşmeden önceki son üç takvim yılına ilişkin şartların sağlanmış olmasıdır.

Örnek 4 – Son Üç Takvim Yılında Türkiye'de Yerleşik Olunması

Dördüncü örnekte, 2022 yılında Türkiye'de ikametgâhı bulunan, 10 Kasım 2024 tarihinde Türkiye'den ayrılan ve 2027 yılında yeniden Türkiye'ye dönen (D) için değerlendirme yapılmıştır.

Tebliğde, mükellefin 2024 takvim yılında Türkiye'de yerleşik olması nedeniyle son üç takvim yılı şartını sağlamadığı ve bu nedenle İstisna Belgesi verilemeyeceği belirtilmiştir.

Uygulamadaki Sonuç

Son üç takvim yılından herhangi birinde Türkiye'de ikametgâhın veya gelir vergisi mükellefiyetinin bulunması, istisnadan yararlanılmasına engel teşkil etmektedir.

İstisna Belgesi Alınmasına İlişkin Özellik Arz Eden Durumlar

333 Seri No.lu Tebliğde, istisna belgesinin düzenlenmesine ilişkin genel şartların yanı sıra uygulamada tereddüt oluşturabilecek bazı özel durumlara da açıklık getirilmiştir.

Özellikle, Türkiye'de yerleşmeden önce elde edilen bazı gelirler nedeniyle mükellefiyet tesis edilmiş olmasının istisnaya etkisi ile Türkiye'de ücret veya ticari kazanç nedeniyle mükellefiyet bulunmasının sonuçları Tebliğde örnekler üzerinden açıklanmıştır.

Örnek 5 – Gayrimenkul Sermaye İradı Nedeniyle Mükellefiyet Bulunması
 
Tebliğde yer alan beşinci örnekte, 12 Mayıs 2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan (E), 7 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Türkiye'de kira geliri elde etmekte ve bu gelir nedeniyle beyanname vermektedir.

Tebliğde, mükellefin Türkiye'de yerleşmiş sayıldığı 2028 takvim yılı sonuna kadar istisna belgesi almak üzere başvurması ve diğer şartları da sağlaması halinde, yalnızca gayrimenkul sermaye iradı nedeniyle mükellefiyetinin bulunmasının istisna belgesi verilmesine engel teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.

Uygulamadaki Sonuç

Bu örnek, Türkiye'de yerleşmeden önce yalnızca gayrimenkul sermaye iradı nedeniyle gelir vergisi mükellefiyetinin bulunmasının, Tebliğde yer alan diğer şartların da sağlanması kaydıyla istisna belgesi verilmesine engel teşkil etmediğini göstermektedir. Dolayısıyla, söz konusu mükellefiyet tek başına istisnadan yararlanma hakkını ortadan kaldırmamaktadır.

Örnek 6 – Ücret Geliri Nedeniyle Mükellefiyet Bulunması
 
Altıncı örnekte, 23 Temmuz 2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan (F)'nin, Türkiye'de yerleşmeden önceki son üç takvim yılı içerisinde tek işverenden tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret geliri elde ettiği belirtilmiştir.

Tebliğde, söz konusu ücret geliri nedeniyle gelir vergisi mükellefiyetinin bulunması sebebiyle, diğer şartlar sağlanmış olsa dahi mükellefe İstisna Belgesi verilemeyeceği açıklanmaktadır.

Uygulamadaki Sonuç

Türkiye'de yerleşmeden önce elde edilen ücret geliri, Tebliğde aranan "Türkiye'de vergi mükellefiyetinin bulunmaması" şartını ortadan kaldırdığından, istisnadan yararlanılmasına engel teşkil etmektedir.

Örnek 7 – Ticari Kazanç Nedeniyle Mükellefiyet Bulunması
 
Yedinci örnekte ise, 15 Eylül 2028 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan (G)'nin, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'de ticari kazancı nedeniyle gelir vergisi mükellefiyetinin bulunduğu belirtilmiştir.

Her ne kadar mükellef Tebliğde öngörülen süre içerisinde istisna belgesi almak üzere başvurmuş olsa da, 2026 takvim yılında Türkiye'de ticari kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması nedeniyle istisna belgesi verilmeyeceği açıklanmıştır.

Uygulamadaki Sonuç

Türkiye'de yerleşmeden önce;

  • Ticari kazanç
  • Serbest meslek kazancı
  • Ücret geliri
gibi gelirler nedeniyle gelir vergisi mükellefiyetinin bulunması halinde, Tebliğde öngörülen istisnadan yararlanılması mümkün değildir.

BeOne Değerlendirmesi

Tebliğde yer verilen örnekler birlikte değerlendirildiğinde, istisna belgesinin verilmesinde belirleyici unsurun Türkiye'de yerleşmeden önceki son üç takvim yılında gelir vergisi mükellefiyetinin niteliği olduğu anlaşılmaktadır.

Özellikle;

  • Yalnızca gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artış kazancı nedeniyle mükellefiyet bulunması istisnaya engel oluşturmazken
  • Ücret, ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle mükellefiyet bulunması halinde istisnadan yararlanılması mümkün olmamaktadır
Bu nedenle Türkiye'ye dönüş planlayan gerçek kişilerin, son üç takvim yılı içerisindeki vergisel durumlarını başvuru öncesinde detaylı şekilde değerlendirmeleri önem taşımaktadır.
 
Hangi Gelirler İstisna Kapsamındadır?
 
333 Seri No.lu Tebliğ uyarınca istisna, yalnızca Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar için uygulanmaktadır.

Buna karşılık, istisnadan yararlanan kişilerin Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar bakımından mevcut vergisel yükümlülükleri aynen devam etmektedir. Dolayısıyla, mükellefin istisna belgesine sahip olması Türkiye kaynaklı gelirlerinin de vergiden istisna olduğu anlamına gelmemektedir.

Tebliğde bu ayrım, çeşitli örneklerle açıklanmıştır.

Örnek 8 – Yurt Dışındaki Gayrimenkulden Elde Edilen Kira Geliri

Tebliğde yer alan sekizinci örnekte, istisnadan yararlanan (H);

  • Türkiye'de gayrimenkul sermaye iradı
  • Menkul sermaye iradı
elde etmekte, bunun yanında yurt dışındaki gayrimenkullerinden kira geliri de elde etmektedir.

Tebliğde, yurt dışındaki gayrimenkullerden elde edilen kira gelirinin istisna kapsamında olduğu, bu nedenle Türkiye'deki diğer gelirler nedeniyle verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmeyeceği açıklanmıştır.

Tebliğde ayrıca, istisna kapsamında değerlendirilen yurt dışı kira gelirlerinin yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmeyeceği; mükellefin başka gelirleri nedeniyle beyanname vermesi gereken durumlarda da bu gelirlerin beyannameye dahil edilmeyeceği açıklanmaktadır.

Uygulamadaki Sonuç

Yurt dışında bulunan taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri, diğer şartların sağlanması halinde gelir vergisi istisnasından yararlanabilecektir.

Örnek 9 – Türkiye'de Bulunan Gayrimenkulden Elde Edilen Kira Geliri

Dokuzuncu örnekte, istisnadan yararlanmakta olan (I)'nin Türkiye'de bulunan gayrimenkulünden kira geliri elde ettiği belirtilmiştir.
Tebliğe göre, söz konusu kira geliri Türkiye'de elde edildiğinden, istisna kapsamında değerlendirilmeyecek ve genel hükümler çerçevesinde vergilendirilecektir.

Uygulamadaki Sonuç

İstisna yalnızca yurt dışı kaynaklı gelirler için uygulanmaktadır. Türkiye'de bulunan taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri bu kapsamda değerlendirilemez.

Örnek 10 – Türkiye'de Sunulan Danışmanlık Hizmetleri

Onuncu örnekte, istisnadan yararlanan (J) Türkiye'de mühendis olarak faaliyet göstermekte ve yurt dışında mukim müşterilerine, Türkiye'deki yatırımlarıyla ilgili danışmanlık hizmeti sunmaktadır.

Tebliğde, hizmetten yararlanan kişinin yurt dışında bulunmasının sonucu değiştirmediği; hizmet Türkiye'de ifa edildiğinden, elde edilen serbest meslek kazancının istisna kapsamında değerlendirilmeyeceği belirtilmiştir.

Uygulamadaki Sonuç

Gelirin kaynağının belirlenmesinde müşterinin yurt dışında olması değil, faaliyetin nerede gerçekleştirildiği önem taşımaktadır. Türkiye'de ifa edilen hizmetlerden elde edilen kazançlar istisnadan yararlanamaz.

Örnek 11 – Türkiye ve Yurt Dışından Birlikte Gelir Elde Edilmesi

Tebliğde yer alan on birinci örnekte, istisnadan yararlanan (K);

  • İstanbul'daki taşınmazından kira geliri
  • Tam mükellef bir kurumdan kâr payı
  • İspanya mukimi bir şirketten temettü geliri
  • Monaco'daki taşınmazından kira geliri
elde etmektedir.

Tebliğe göre;

  • Türkiye'de elde edilen kira geliri ile Türkiye'deki tam mükellef kurumdan elde edilen kâr payı istisna kapsamında değildir
  • Buna karşılık, İspanya'dan elde edilen temettü geliri ile Monaco'daki taşınmazdan elde edilen kira geliri istisna kapsamında değerlendirilecektir
Bu nedenle, yurt dışından elde edilen gelirler yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edilmeyecek; yalnızca Türkiye'de elde edilen gelirler genel hükümler çerçevesinde beyan edilecektir.

Uygulamadaki Sonuç

Bir mükellefin aynı anda hem Türkiye'den hem de yurt dışından gelir elde etmesi mümkündür. Bu durumda her gelir unsuru kaynağına göre ayrı ayrı değerlendirilmeli, yalnızca yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar istisna kapsamında dikkate alınmalıdır.

BeOne Değerlendirmesi

Tebliğde yer verilen örnekler, istisnanın uygulanmasında gelirin elde edildiği yerin belirleyici unsur olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu kapsamda;

✔ Yurt dışında bulunan taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri
✔ Yurt dışındaki şirketlerden elde edilen temettüler
✔ Diğer şartların sağlanması halinde yurt dışı kaynaklı kazanç ve iratlar

istisna kapsamında değerlendirilebilecektir

Buna karşılık;

✖ Türkiye'de bulunan taşınmazlardan elde edilen kira gelirleri
✖ Türkiye'de ifa edilen serbest meslek faaliyetlerinden doğan kazançlar
✖ Türkiye kaynaklı diğer gelir unsurları

genel vergileme hükümlerine tabi olmaya devam edecektir.

Dolayısıyla istisnadan yararlanan gerçek kişilerin, gelirlerini kaynağına göre doğru sınıflandırmaları ve yalnızca Tebliğ kapsamında değerlendirilebilecek yurt dışı kaynaklı gelirler bakımından istisna uygulamaları önem taşımaktadır.

İstisna Şartlarını Sağlamadığı Tespit Edilen Mükellefler

333 Seri No.lu Tebliğde, istisna şartlarını taşımadığı halde istisnadan yararlandığı sonradan tespit edilen mükelleflere ilişkin uygulanacak vergisel sonuçlar da açıklanmıştır.

Buna göre;

istisnaya ilişkin şartları taşımadığı halde istisnadan faydalandığı tespit edilen mükelleflerin, istisna kapsamında değerlendirilen kazançlarına ilişkin eksik tahakkuk eden vergiler, tarha yetkili vergi dairesi tarafından vergi ziyaı cezası uygulanmak suretiyle gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Tebliğde Yer Alan Uygulama Örneği

Örnek 12 – Şartların Sonradan Sağlanmadığının Tespit Edilmesi

Tebliğde yer alan örnekte, 12 Mayıs 2026 tarihinde Türkiye'de yerleşmiş sayılan mükellef (L), 1 Aralık 2026 tarihinde istisna belgesi almak üzere başvurmuştur.

İdarece yapılan inceleme sonucunda, mükellefin istisna şartlarını taşımadığı halde istisnadan yararlandığının tespit edilmesi halinde, eksik tahakkuk eden vergilerin vergi ziyaı cezası uygulanarak gecikme faizi ile birlikte tahsil edileceği açıklanmıştır.

Uygulamadaki Sonuç

İstisna belgesinin alınmış olması tek başına yeterli değildir. İstisna şartlarının taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde, yararlanılan vergi avantajı cezalı olarak geri alınacaktır.

Türkiye'de Yerleşmiş Sayılmayan Gerçek Kişilerin Durumu

Tebliğde ayrıca, Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettikleri gelirlerin vergilendirilmesine ilişkin açıklamalara da yer verilmiştir.

Bu kapsamda;

Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan gerçek kişiler bakımından yalnızca Türkiye'de elde edilen kazanç ve iratlar Türkiye'de vergilendirilecek olup, Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar Türkiye'de vergilendirilmeyecektir.

Tebliğde Yer Alan Uygulama Örneği
 
Örnek 13 – Türkiye'de Yerleşik Olmayan Gerçek Kişinin Yurt Dışı Gelirleri

Tebliğde yer alan örnekte, ikametgahı Birleşik Arap Emirlikleri'nde bulunan ve Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan (M);

  • Türkiye'de bulunan banka hesabına yurt dışından 100.000 ABD Doları transfer etmiş
  • Ayrıca Fransa'da bulunan gayrimenkulünden elde ettiği 50.000 Avro kira gelirini de aynı hesaba aktarmıştır
Tebliğde yapılan açıklamaya göre;

söz konusu kişinin Türkiye'de yerleşmiş sayılmaması nedeniyle, Türkiye'deki banka hesabına para transfer etmiş olması veya yurt dışında elde ettiği kira gelirini Türkiye'ye getirmesi, bu gelirlerin Türkiye'de vergilendirilmesini gerektirmeyecektir.

Uygulamadaki Sonuç

Türkiye'de yerleşmiş sayılmayan gerçek kişiler bakımından vergilemede belirleyici unsur, gelirin Türkiye'ye transfer edilmesi değil, gelirin elde edildiği yer ve mükellefin vergi mükellefiyeti statüsüdür.
SONUÇ

333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile, 7582 sayılı Kanun kapsamında Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen Mükerrer 20/D maddesinde düzenlenen 20 yıllık gelir vergisi istisnasının uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ayrıntılı olarak belirlenmiştir. Tebliğ; istisnadan yararlanabilecek kişileri, başvuru sürecini, istisna belgesinin düzenlenmesine ilişkin esasları ve istisna kapsamındaki gelir unsurlarını açıklığa kavuştururken, uygulamada karşılaşılabilecek tereddütleri de örnekler üzerinden gidermektedir.

Tebliğde yer verilen örnekler birlikte değerlendirildiğinde, istisnanın uygulanmasında yalnızca Türkiye'ye yerleşmiş olmanın yeterli olmadığı; son üç takvim yılına ilişkin şartların sağlanması, istisna belgesinin süresinde alınması ve gelirlerin kaynağının doğru şekilde belirlenmesinin büyük önem taşıdığı anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda, Türkiye'ye yerleşmeyi planlayan gerçek kişilerin başvuru öncesinde vergisel durumlarını kapsamlı şekilde değerlendirmeleri, istisna kapsamındaki gelirleri doğru sınıflandırmaları ve Tebliğde öngörülen başvuru ile belgelendirme yükümlülüklerini zamanında yerine getirmeleri önem arz etmektedir.

EKİBİMİZ


© BeOne Consulting LLC, 2026

Adres: Esentepe Mah., Büyükdere Cad., 193 Levent 193 Plaza, Kat: 2,

Ofis: 229-231 Sisli/İstanbul, 34394, Türkiye

www.beone-tr.com
Tel: +90 533 935 12 67
This website uses cookies to improve your user experience. If you continue on this website, you will be providing your consent to our use of cookies.
Accept